KALAN “SAĞ”LAR KİMİN?

2019 yerel seçimleri geldi geliyor derken gün geldi çattı.

Seçmen sandık başına gitmeye hazırlanıyor.  Hangi partinin adayı kim olacak, meclis üyeleri kimler olacak, projeler nelerdir derken hepsini de gördük eleştirdik, beğendik ya da beğenmedik. Kimimiz takım tutar gibi tuttuğumuz siyasi partinin adayını alkışladık, kimimiz parti gözetmeksizin adayın cazibesine kapılıp alkışladık. Bakalım bu alkışlar sandıktan ne gibi sonuçlarla kopacak?

İlçede siyaset öyle bir hal aldı ki! Özellikle bu dönem yapılan Korkuteli yerel seçimi tam bir Araf. Kimisi sağcı, kimisi solcu, ama hepsi tek yürek oldu adaylarının peşinden destek topluyor. Kimisi bakanlarla sahalarda, kimisi kendi ekibiyle, kimisi kahvesiyle. Durum bu olunca bu birlikteliklerin devamının gelip gelmeyeceğini merak ediyor insan. Tüm adaylar kendi nazarında birinci olarak çıkacak sandıktan. Lakin bu seçim farklı ikili ilişkilerin olağan olduğu bir seçim. Kimse bu durumun ne katıp ne eksilteceğini nasıl bir etki yaratacağını analiz etmiyor galiba.

Kendi değimleri ile bir tarafta cumhurlar diğer tarafta zilletler. Birincisi daha önceden de kaleme aldığım gibi siz seçmeni bu tabirlerle zaten sağcı solcu diye ayırdınız. Benim hatırladığım kadarıyla bu sağ sol muhabbetleri 80’li yıllarda kalmıştı. Yine yeniden bu akımı hortlatmak hem ülkeye hem de ilçeye ciddi anlamda zarar verecektir. Siz kalkıp ta liderimizi tanımayan, iktidarı hafife alan zatlar teröristtir derseniz bu ayrışmaların ve sonunda ortaya çıkacak olan olayların sebebini de iyi analiz etmelisiniz.

Vay efendim benim param çok, paramla konvoyda yaparım salonlara kahvehanelere adam da toplarım derseniz ve demeye de devam ederseniz, o harcadığınız para yanınızda sadece şımarık bir çocuk gibi kalır. Kimsede bu şımarıklığı kaldırmaz. Bu söylemi şimdiden söyleyeyim kimse üstüne alınmasın ve kendine çekmesin. Gerçekten Korkuteli’nde ki siyaset zengin kız fakir oğlan dizilerine döndü.

Son günlerde siyasilerimizin ve değerli adaylarımızın çalışmalarında ve konuşmalarında yine ‘Beka’ sorunu varmışçasına konuşmaları kulağıma geldi. Yahu madem bu ülkede bir beka sorunu var neden TBMM’de buna karşı verilen önergeyi kabul etmediniz? Bu sorun sadece seçim içerisinde geçerli bir slogan mı yoksa gerçekten ülkenin böyle bir sorunu var mı?  Öncelikle bunda bir hemfikir olunmalı. Dönüp dolaşıp yine aynı kapıya çıktık. 80’lerin sağı solu vardı günümüzde ise baka var beka yok diyenler çıktı. Yine ayrışma yine kayıp.

Sizler sandık kuracak insanlarsınız o sandıktan çıkacak oy potansiyeli sizin kişiliğinizi gerçek yüzünüzü, doğru ya da yanlış bir isim olduğunuzu ortaya koyacak. Gönül kazanmak yerine ayrıştırmak nedir. Bu nasıl gönül belediyeciliği olacak orasını da çözemedim henüz.

Millet dediniz, zillet dediniz, cumhur dediniz, beka dediniz, pkk’lı dediniz, tren dediniz? Dönüp bir bakmadınız ki arkanızda kaç ayrışma var. Bu hitapları duydukça aklıma koltuk sevdasından başka bir şey gelmiyor ne yazık ki.

Geçtiğimiz gün yine bir mahalle gezisinde yapılan bir konuşmaya şahit oldum. Sade vatandaşın birisi diyor ki! “Korkuteli’nde Ömer Niyazi İşlek kazanınca beka sorunu olmayacakta Halil Kara mı kazanınca beka sorunu olacak?  İstanbul’da Bin Ali Yıldırım kazanınca beka olmayacak,  Ekrem İmamoğlu kazanınca milletimiz devletimiz mi yıkılacak yok olacak!

Bu bir yerel seçimdir. Ülkenin beka sorununun oylanacağı bir seçim değildir. Şimdi sizin gibi değerli insanların önüne çıkıp ekonomiden tarımdan esnafın halinden anlamayanlar ülkenin beka sorunu diye vatandaşın beyinlerini sulandırıyorlar. Hayal tacirliği yapıyorlar” dedi.

Evet değerli okurlarım, sizlere yapılan bu konuşmayı harfiyen iletmek istedim. Çünkü bu güzel anlatımı ülkenin, ilçenin, milletin özeti olarak gördüm. Ne yazık ki halen gönül kazanmak yerine bekası olan ülke, bekası olmayan ülke diye sağcı, solcu diyen bir ülke haline getirildik. Umuyorum ki önümüzdeki kalan süreçte, gerçekten gönül kazanılır. Birlikte kazanılır. Yoksa kalan sağlar kimin olur bilemiyorum.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 144