BEKLENEN AF ÇIKACAK MI?

31 Mart yerel seçimler öncesinde kamuoyunda büyük bir beklenti haline gelen “af yasası”nın çıkıp çıkmayacağının merakla beklendiği şu günlerde, özellikle mahkumlar ve mahkum yakınları gündemi büyük bir merak ve heyecanla takip ediyor.

Hürriyet beklentilerinin kimileri tarafından “af”, kimilerince “ceza indirimi” veya “ceza yasası infaz değişikliği” şeklinde farklı kavramlarla ifade edilmesine karşın mahkumların genel beklentisinin cezalarından kurtulmak veya cezalarda indirimin sağlanması yönünde olduğu söylenebilir.

Cumhuriyetin başlarından itibaren gerçekleşen özel, genel ve örtülü aflara bakıldığında en çok bilinen ve gündemdeki af tasarısıyla benzerlik gösteren Rahşan Affı konuyu anlayabilmemiz açısından güzel bir örnek sergileyebileceğini düşünmekteyim. Asıl ismi “Şartlı Salıverme ve Erteleme Yasası” olarak 22 Aralık 2000 yılında Rahşan Ecevit’in önerisiyle çıkarılan yasa, devlete karşı işlenen suçların dışındaki suçlara erteleme ve şartlı salıverme getirmiştir. Rahşan Affıyla 23 bin kişinin tahliye olması beklenirken, “eşitlik” ilkesine aykırılık değerlendirmesiyle Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararıyla yasanın kapsamının genişlemesiyle 45 bin kişinin tahliyesi gerçekleşmişti. Ancak aftan önceki verilere bakıldığında cezaevi kapasitesi 70 binken aftan sonraki 3 yıl içerisinde 64 bin kapasiteye ulaştığı görülmüştür. Suç oranlarında ciddi bir artış olması siyasilerin bugünkü tasarıya da endişeyle yaklaşmalarına neden olmuştur.

Bununla birlikte iktidar kanadı, affın adalete duyulan güveni sarsacağını düşünerek “af” konusunda temkinli davranmayı tercih ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu durumu devlete karşı işlenen suçlarda devletin affedici olabileceğini, ancak şahsa karşı işleniyorsa mağdurların düşünülmesi gerektiğini konuşmalarında dile getirmiştir. Afla ilgili talebin içeriğinin bütünüyle Meclise gönderilerek gerekli çalışmaların toplumsal vicdana uygun hale getirileceğini de vurgulamıştır.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün son günlerde “Teknik çalışmalar birkaç aya tamamlanır.” şeklindeki açıklamalarına bakıldığında MHP’nin af yasası teklifine “Cumhur İttifakı” ortağı AKP bazı esneklikler getirerek uygulamaya alacağını düşünmekteyim. Bunun yanında toplumu rahatsız etmeyecek, infazla ilgili düzenlemeler çıkabileceğini söyleyen Adalet Bakanı Gül, diğer partilerin çalışmalarının da TBMM’de değerlendirileceğini söylemesi konu üzerinde hassasiyetle çalışıldığının göstergesidir.

MHP’NİN AF TEKLİFİ DETAYLARI

MHP af teklifi isteminin gerekçeleri arasında en önemlisinin cezaevi kapasitesinin aşan sayıda tutuklu ve hükümlünün olması belirtilmektedir. 24 Haziran yerel seçimler öncesi TBMM Başkanlığı’na sunduğu af yasası 19 Mayıs 2018 öncesi suçları kapsayarak suçlarda 5 yıl şartlı indirim getirmektedir. Teklifin geçmesi halinde 162 bin 989 hükümlü aftan yararlanabilecektir.

MHP’nin Af Tasarısı dışında kalan suçlara bakıldığında

·         Kasten cinayet ve nitelikli halleri

·         Kadın ve çocuklara karşı cinsel saldırı suçları

·         Terörle mücadele kapsamındaki suçlar

·         Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar

·         Atatürk aleyhine işlenen suçlar

·         Orman yasası düzenlemesine giren suçlar

·         Soykırım suçları

Af yasası tasarısının kapsamı dışında bulunurken “uyuşturucu”, “dolandırıcılık” ve “şahıslara karşı işlenen suçlar”ın af kapsamında yer alması kamuoyunda tartışmalara neden olmaktadır. Lakin şahıslara karşı işlenen suçların Anayasamızın 87. Maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 67. Maddesi genel ve özel affı düzenlemesi dolayısıyla Anayasal bir hak olarak “af” konusunun her zaman gündeme gelebileceği söylenebilir.

2019 YEREL SEÇİMLER ÖNCESİ AF ÇIKACAK MI?

Mahkum yakınlarının merakla beklediği soruya geldiğimizde Cumhur İttifakı kanatlarından olan MHP’nin Meclise sunduğu af yasası teklifinin seçimlerden önce gerçekleşmeyeceğini öngörmekteyim. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü ’nün açıklamasına bakıldığında “af yasası” nın partilerin bir araya gelerek konsensüs sağlamasıyla yani Adalet Komisyonu toplantısında fikirlerini dile getirmesi gerektiğini söylemiştir. Partilerin birlikte çalışması gerektiğini belirten Köylü, yine de bu durumun seçim propagandasına dönüşmesinin önüne geçilmesi amacıyla seçimlerden sonraya kalacağını belirtmiştir. Çalışmanın sonuçlanıp Adalet komisyonunun önüne gelmesiyle konuyu görüşebileceklerini belirtmiştir.

Sonuç olarak yerel seçimlerden sonra gerçekleşeceğini düşündüğüm “af yasası” toplumsal mutabakat sağlanarak, sivil toplum örgütlerinin, mağdur ve mağdur yakınlarının görüşleri eşliğinde ve şartları dolayısıyla “gerçek kader mahkûmlarının” tespitlerinin doğru yapılması sonucu şahıslara yönelik af çıkarılmasının toplumsal bir görev olduğunu düşünmekteyim.

Değerli okurlarım; her türlü soru, talep ve önerileriniz için 0541-818-15-68 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 154