• Ana Sayfa
  • »
  • Bu aralar neye ihtiyaç duyuyorsunuz?

Bu aralar neye ihtiyaç duyuyorsunuz?

Hepimiz öyle zor günlerden geçiyoruz ki..

Böyle dönemlerde birbirimize 8 harften oluşan kısacık ama içi dopdolu bu soruyu sormaya, dinleyecek olana da yanıtlamaya çok ihtiyaç duyuyoruz.

NASILSINIZ?

Bu aralar neye ihtiyaç duyuyorsunuz?                                                                                                          Gündem malum koronavirüs haberleri ile dolu. Hepimiz bu konuda endişeliyiz ve süreci takipteyiz.

Koronavirüs hakkında okuduklarımızdan ve duyduklarımızdan etkilenmemek  -ne kadar rasyonel olmaya çalışsak da- zor olabiliyor. İnsan beyni var olan tehlikeden korunmaya ve hayatta kalmaya programlı bir organ. Tehlike durumlarında salgılanan hormonlar bizi hayatta tutmak adına yardımcı işlev görüyor. Ancak salgın gibi hayati tehlikenin olduğu uzun süreli durumlarda hem zihnin hem bedenin olası bir tehdite karşı sürekli tetikte olması hem bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor, hem de psikolojik olarak dayanıklılığımızı sınıyor. Ruh sağlığımızı dengede tutmak ve soğukkanlılığımızı korumak en az fiziksel sağlığımızı korumak kadar önemli. Bu dönemde özellikle çocukların kaygılarında artış olduğunu, virüs tehlikesi gibi soyut bir kavramı zihinlerinde nereye koyacaklarını bilemedikleri, okul ve sosyal ortamlarda herkesin anlattığı felaket senaryolarını dinleyerek daha da kaygılandıkları bir gerçek. Çocuklara bu süreci anlatırken kısaca şu başlıklara özen göstermemiz gerektiğini düşünüyorum:

-Çok sık yapılan uyarılar kaygıyı arttırır.’’ Ellerini yık, dezenfekte et,  ıslak mendil kullan, kapı kollarını peçete kullanarak tutmak gibi uyarıları sürekli yaptığımızda çocuk hastalık senaryolarını daha sık yazacaktır. El yıkama ritüellerini çocuğu korkutup uyararak yaptırmaktan ziyade daha eğlenceli hale getirmeyi deneyebiliriz.

-Çocukların bu dönemde sosyal medya ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarına maruz kalmaması önemli. Akşam ailece geçirilen zaman diliminde televizyonda mümkünse haberin açık olmamasına özen göstermeliyiz.

-Gelen soruları geçiştirmek yerine iyi bir dinleyici olmaya, yaşına uygun bir dille sorulduğu kadar durumu aktarmaya gayret etmeliyiz. Soruları geçiştirmek işe yaramaz, aksine kaygıyı da arttırır. ’Bu konuda kafan karışık, biliyorum. Merak ettiklerini ve endişelerini konuşabiliriz  şeklinde konuya giriş yapabilirsiniz.

-Çocuklar kaygıyı tetikleyen durumlarda ebeveynlerinin bu durumla nasıl baş ettiklerini gözlemlerler ve içselleştirirler. Ebeveyn ne kadar kaygılıysa,  çocuğun kendisini sakinleştirebilmesi de o kadar zor olur. Evde koronavirüs nedeniyle bir panik havası esiyorsa, bu konu çok sıkça konuşuluyorsa biraz gündemi değiştirmekte fayda var. Kaygısı yüksek olan çocuğun ‘’tüm önlemlerimizi alıyoruz, iyi besleniyoruz ve kendimizi koruyarak güvende kalacağız’’ şeklinde güven veren bir tutuma ihtiyacı vardır.  Hepimize sağlıklı günler dilerim.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 165