SON DAKİKA
Hava Durumu

İyi Parti zulme sessiz kalmadı

Çin güçlerinin Doğu Türkistanlılara yönelik uyguladığı zulüm sürerken, İyi Parti Korkuteli İlçe Başkanı Cemal Tınkaz, Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı vahşetlere dair basın açıklamasında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 20.12.2019 08:18
Haber Güncellenme Tarihi: 20.12.2019 08:18
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.korkutelimanset.com
İyi Parti  zulme sessiz kalmadı

Çin yönetiminin, Doğu Türkistan'da yaşayan Müslümanlara karşı uyguladığı zulüm her geçen gün artıyor İyi Parti Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı katliam ve zulümlere sessiz kalmadı. Korkuteli İlçe Başkanı Cemal Tınkaz, dün İlçe Binasında konu ile ilgili basın açıklamasında bulundu. Tınkaz'a toplantı sırasında İyi Parti Antalya il Yönetiminden Mehmet Cankar ve İYİ Parti Korkuteli Teşkilat Başkan Yardımcısı Sadi Çetin eşlik ettiler.

 

BÜTÜN  ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUM

Tınkaz yaptığı açıklamada, " Zalim Kızıl Çin’in kardeş Doğu Türkistan’a yaptığı katliam ve zulümler münasebetiyle düzenlediğimiz bu naçizane toplantımıza katılmış olmanızdan dolayı hepinize şükranlarımı sunuyorum. Bu gün burada merhum Doğu Türkistan mücadele kahramanları Yusuf Alptekin'i ve mücadele arkadaşları olan merhum Mesut Sabri Baykozi, merhum Mehmet Emin Buğra, merhum Osman Batur, merhum Osman Hacım Taşdan başta olmak üzere, bütün şehitlerimizi ve halen Kızıl Çin kurşunlarına hedef olup şehit düşmekte olan Aziz kahramanlarımızı da anmayı bir vicdani borç bilirim." dedi.

 

DOĞU TÜRKİSTAN'IMIZ UNUTULMUŞ DURUMDA

Tınkaz, "Türkiye başta olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Avrupa, Amerika ve Avusrtralya'da yaşamakta olan Doğu Türkistanlıların Doğu Türkistan'ı terk etmelerinin çok önemli bir sebebi vardı. Bu sebebi, Doğu Türkistan Milli Mücahitlerinden merhum Mehmet Emin Buğra şu veciz cümleyle ifade etmiştir. "VATAN İÇİN VATAN'DAN AYRILDIK" Çünkü Doğu Türkistan'ımız dünyaca fahiş derecede unutulmuş idi." dedi.

 

BİZDE RED EDİYORUZ

Tınkaz, "Merhum Mehmet Emin Buğra, Hindistan'a iltica ettikten sonra kaleme aldığı bir çalışma programında özetle şunları ifade ediyor.

"Doğu Türkistan'ın komünist istilasına uğraması sebebiyle Hindistan'a iltica ettiğimiz 1950 yılında İsa bey ile ben, yurdumuzun İstiklal davası uğrunda yapacağımız hattı harekatı şöyle kararlaştırdık:

1- Doğu Türkistan'ın İstiklal davasını tam hedef olarak tutmak,

2- Dış ülkelerde yaşamakta olan Doğu Türkistanlılara İstiklal fikrini aşılamak,

3- Dünya kamuoyuna Doğu Türkistan'ı tanıtmak, ana vatandaki Kızıl Çin zulmünü duyurmak ve bu meyanda neşriyat yapmak."

Yayınlanan kitaplarından biri Kızıl Çin idarecileri tarafında Doğu Türkistan'a muhtariyet verildiğine dairdir. Kitabın Adı "Doğu Türkistan Kızıl Muhtariyeti Reddeder", bizde red ediyoruz." dedi.

 

FARZ OLARAK KABUL ETMEMİZ GEREKİR

Tınkaz, "Eğer Türkiye ve dünya kamuoyu bugün Doğu Türkistan adını biraz bilir hale gelmişse bunu merhum Mehmet Emin Buğra ve merhum İsa Yusuf Alptekin'e ve onlara manen ve maddeten destek veren büyüklerimizin ve Aziz Türk milletinin fedakârlıklarına borçluyuz. Doğu Türkistan Türklerinin bekası için bütün ömürlerini, maddi ve manevi varlığını seferber edip insanüstü mücadele veren büyüklerimizi şükranla anmayı bir milli ve dini borç telakki ediyorsak, onların mücadelesine Allah Rızası için sahip çıkmayı da bir farz olarak kabul etmemiz gerekir." dedi.

 

ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE KARDIR

Tınkaz, "Zararın neresinden dönülürse kardır. Doğu Türkistan Türkleri bugün tarih sahnesinden silinmemek, insanca yaşamak ve kendi kaderini tayin hakkını elde edebilmek için bir ölüm kalım savaşı vermektedir. Bizden de bugün içinde bulundukları insanlık dışı durumu dünya kamuoyuna daha etkin bir şekilde duyurmanızı beklemektedir. Biz ise, birbirimizle uğraşmaktan Doğu Türkistan Türklerinin beklentilerini yerine getirememekteyiz. Doğu Türkistan'da bir olay patlak verirse, ancak o zaman bundan faydalanıp sesimizi duyurmak için hareket etmekteyiz." dedi.

 

MÜCADELEYİ YÜRÜTMEK MECBURİYETİNDEYİZ

Tınkaz, "Kızıl Çin mahkumu vatanımızın kurtuluş davasını yakın bir geçmişe kadar fedakar ve faziletli idealist büyüklerimiz birlik beraberlik içinde, imkansızlıklar içinde, yılmadan yürütmüşlerdir. Bizde tıpkı onlar gibi bu mücadeleyi yürütmek mecburiyetindeyiz. Doğu Türkistan’ımızdaki kardeşlerimizin arzu istekleri de bu yöndedir. Onları ümitsizliğe sevk etmeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Kendi davamıza kendimiz sahip çıkarak mücadele vermeden başkasından yardım etmedi diye sızlanmak, o başkasına haksızlıktan başka bir şey değildir." dedi.

 

KURTULUŞ MÜCADELESİNE DESTEK VERMEMİZ GEREKLİDİR

Tınkaz, "Tarih boyunca her milletin kurtuluşu ve yükselişinin temeli o milletin kendi imanlı gayreti ve fedakârlığı ile atılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Kurtuluş Savaşı önümüzdeki en bariz bir delildir. Komünist Çin'in silahça ve sayıca üstün olan kuvvetleri vatanımızdaki Hürriyet aşığı kahraman milletimizin mukavemet hareketlerini kıramamıştır. Mücahitlerimiz, hala kurtuluş mücadelesini sürdürmektedir ve sürdürecektir. Vatanımız tam manasıyla hür ve müstakil oluncaya kadar mümkün olan her vasıtaya başvurarak çarpışacaktır. Bu durum karşısında, Cenap-ı Hakkın, "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın birbirinizden ayrılıp dağılmayın", buyruğu gereği bizler en kısa zamanda birlik beraberliğimizi tesis ederek Aziz vatanımızdaki mücahitlerimizin kurtuluş mücadelesine destek vermemiz gereklidir." dedi.

 

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI SUSMAKLA YETİNMEKTEDİR

Tınkaz, "Çünkü ortada bir hakikat vardır. "Hedefimiz hakkımızı gasptan kurtarmaktır". Bu hakikate imanımız tam ise, zamanla bütün engeller ortadan kaldırılacak, davamız layık olduğu yere gelecektir. Ne yazık ki, milletimizin büyük çoğunluğunun yaşanan insanlık dramından haberi dahi yoktur.  Çin Devleti, yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan’da sistematik katliamlar gerçekleştirmektedir. Türkistan kan gölü haline gelmişken başta İslam ülkeleri ve Birleşmiş Milletler yaşanan dramı görmezden gelmekte, sözde insan hakları savunucuları susmakla yetinmektedir.            " dedi. 

HAK YÜCELECEK VE ALT EDİLMEYECEKTİR

Tınkaz, "Doğu Türkistan’da evlerinden, yurtlarından edilmiş milyonlara, katledilen canlara kimsenin gözlerini kapatma hakkı yoktur. Türkmen soydaşlarımız toplama kamplarında tecrit altında tutulmakta, türlü işkencelere maruz bırakılmaktadır. Ne hikmetse bu vahşet, basın yayın organlarının ilgisini çekmemekte, birçok basın kuruluşu için akan Türk kanı haber değeri dahi taşımamaktadır.  Ata yurdumuzda, bizden olan ve yüz yıllardır işgallere direnen, soykırımlara dayanan, İslam’ın, Türklüğün sancağını güneşin doğduğu en uzak noktada dalgalandıran Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi ilgisizliğin girdaplarında, cellatlara teslim eden anlayışı şiddetle protesto ediyoruz.  Hazreti Peygamberimizin buyurduğu gibi;

Hak yücelecek ve alt edilmeyecektir." diyerek sözlerine son verdi.  
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.